Bulut’lu Günler

Eyüp Belediyesinin şu günlerde sokak köpeklerine yaptığı kıyım gündemdeyken ben de biraz da bu konuya dikkat çekmek için kedim Bulut hakkında yazmak istedim.

IMG_9290

Çocukluğu köyde geçmiş birisi olarak hayvanlarla bir arada yetiştim ve bunun bugünkü hayatımda, karakterimde çok fazla etkisi olduğunun bilincindeyim.

Günümüzde şehirlerde büyüyen çocuklar sokaklarda koşup oynayamazken en azından evcil bir hayvanla birlikte büyümelerinin onlar için büyük bir şans olacağına inanıyorum.

Yaşadığımız dünyanın sahibi biz değiliz, en güçlüsü de biz değiliz burada farklı canlı türleriyle bir arada yaşamak zorundayız, bizden güçsüzler diye onlara eziyet etmek, yok saymak mümkün değil. Nefes alan her canlının yaşam hakkı vardır ve bu hak üzerinde karar verici asla ve asla biz insanlar değiliz.

(Haberlerde ve sosyal medyada gördüğümüz, uyuşturucu verilen o hayvanların halleri gerçekten içler acısı. Onlara bu işkenceyi yapan, bu kararı verenler gerçekten insan olmaz olamaz. Onlar insansa ben insanlıktan istifa ediyorum.)

Veeee gelelim yaklaşık 9 aydır bizimle yaşayan kedim Bulut’a… İtiraf edeyim daha çok köpek seven biriyim (bahçeli bir evim olursa eğer mutlaka köpek sahipleneceğimin de mesajını buradan vereyim) ama Bulut bizimle yaşamaya başladığından beri o küçücük hayvan benim bazı önyargılarımı kırdı diyebilirim.

22883090_10215059472386546_655829956_n

Öncelikle evde bir hayvan bakmak ciddi bir sorumluluk bunu çok net bir şekilde söylemeliyim. Böyle düşünceleriniz varsa mutlaka bu sorumluluğu alıp alamayacağınızı düşünün ve ona göre karar verin derim. Özellikle tatillerde yanınızda götürmeniz ya da güvenebileceğiniz birine bırakabilmeniz çok önemli. Asla ama asla 2-3 günü geçen seyahatlerinizde evde idare eder diye yalnız bırakmayın.

Bulut, Scottish Fold & Bluepoint karışımı bir kedi cinsini merak edenler için. Aldığımızda 2 aylıktı, şimdi 11 aylık. Ona o kadar alıştık ki evimizin bir üyesi oldu, bu sene içerisinde 3 kere onunla şehirler arası yolculuk yaptık, bir yurt dışı seyahatimizden dolayı da güvendiğimiz bir aile dostumuza bırakmak durumunda kaldık. Herhangi bir seyahat durumu olduğunda mutlaka onun için en uygun olan seçeneği tercih ettiğimizi de belirtmek isterim.

22906475_10215059503107314_549313845_o

Ailem evde hayvan beslemeye çok sıcak bakan kişiler değil-di. Di diyorum çünkü Bulut’la vakit geçirdikten sonra onların da fikirleri değişti diyebilirim. Artık günlük telefon görüşmelerimizde bana Bulut nasıl diye sormalarından bunu anlayabiliyorum 🙂

Bakımından bahsetmek gerekirse, sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kere kumunu temizlemek gerekiyor, onun ve sizin sağlınız için. O kadar temiz hayvan ki kumu temiz değilse tuvaletini yapmak için kumu temizlemenizi bekliyor 🙂 Kumunun tamamını haftada 1-2 kere tamamen değiştirmek gerekiyor.

Mama olarak Royal Canın kullanıyoruz. Ayrıca kendilerini temizlemek için sürekli tüylerini yaladıkları için midelerinde tüy yumağı oluşmaması için macun kullanmak gerekiyor. Sizin ve onun sağlığı için en azından iç-dış parazit aşılarını da yaptırmanız gerekiyor.

Tüy dökülmesi konusuna gelince. Evet tüyleri dökülüyor ancak tüy toplayıcı eldivenler ve rulolar kullanarak bu sorunun da önüne geçebilirsiniz, Ayrıca hafta da bir kere tüy tarama tarakları ile tüylerini tararsanız dökülen tüylerin oranına ciddi anlamda azalma olacaktır.

Yolculuğa çıkacaksınız o gün az mama vermek en iyisi. Bulut’la ilk uzun yolculuğumuzu İstanbul’dan Marmarise giderken yapmıştık (Bu yolculuğun 2 saati feribotta geçmişti). Çok araştırdık ve Sedapet adında bir sakinleştirici jel aldık yolculuktan kısa süre önce verdik, açıkcası ilk kez o zaman kullandım bir zararını görmedim ama bir daha da kullanmadım. Belki benim şansımdı bilemiyorum ama Bulut zaten sakin bir kedi olduğu için sakinleştiriceye ihtiyaç duymadan arada molalar vererek sorunsuz bir şekilde 3 kere (gidiş dönüş 6 kere aslına bakarsanız) birlikte yolculuk ettik.

Gelelim benim üzerimde yarattığı etkilere. İşten stresli bir şekilde eve gelmişseniz, evin kapısını açtığınızda kapının dibinde sizi bekleyen çift minnoş göz görseniz ne hissedersiniz. Elinizi uzattığınızda kendisi okşatmak için uzanan bir adet pamuk yumuşaklığında kafaya ne dersiniz. Ya da evin içinde siz nereye giderseniz peşinizde koşan iki çift pati.

22894894_10215059502547300_633888777_n

Hayatım boyunca sıradan- olağan birisi olmak istemedim. Yeni şeyler denemeyi, önyargılarımı kırmayı etraf ne der diye kendimi kısıtlamamayı hedefledim. Yaklaşık 3 yıllık da evliyim ailem başta olmak üzere çevremdeki çocuk yap artık baskıları da tavan yapmışken kedi sahibi olmak bu kitleyi çıldırttı diyebilirim!!!! Peki sizce benim umrumda mı ????  Aksine keşke daha önce böyle bir sorumluluk altına girseydim diyorum. Tabiki çocuk sahibi olmak istiyorum ama ben çocuğumun (yazının başında belirttiğim gibi) Bulut’la birlikte büyümesini istiyorum. Hayvanlarla bir arada yetişen insanlar çevresine karşı daha duyarlı, insaflı ve anlayışlı oluyor.

Daha fazla özel hayat muhabbetleriyle sizi sıkmamak adına yazıma burada son veriyorum. Bir sonraki yazıya kadar bana Bulut’lu günler o zaman 🙂

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Garip Lider/Jose Mujica

Bir devlet başkanı düşünün aldığı 12000 dolar olan maaşın %90’nını yoksullara ve küçük girişimcilere yardımcı olmak için bağışlıyor ve net olarak kendisine 775 dolar gibi bir miktar kalıyor. Geçimini bu kalan paradan sağlıyor.

Yukarıdaki resimde gördüğünüz eşine ait olan çiftlik evinde yaşamayı tercih ediyor.Evin dışında çamaşırlar kurutuluyor. Evin suyu bahçede etrafı otlarla kaplı bir kuyudan geliyor.Güvenliği sadece iki polis memuru ve üç bacaklı Manuela adlı köpek sağlıyor.Başkan ve karısı, birlikte tarlada çalışıyor, çiçek yetiştiriyorlar.

s-c61c8d43593678ab78f4bb85a6cb785a1b9ec5d4

Bizim için ne kadar farklı bir devlet adamı portresi değil mi? Devlet adamı dediğin etden duvarlar arasında yaşar, maaşı dediğin rakamın sonundaki sıfırı sayamazsın, ev konusuna hiç gelmiyorum bile!

(Yukarıdaki resimdeki bina Uruguay’ın Başkanlık Binası ama Mujica orada yaşamıyor.)

Bahsettiğim kişi Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica. Google’a dünyanın en yoksul devlet başkanı diye yazarsanız hemen karşınıza çıkacaktır kendisi.

Her zaman farklı olan şeyler dikkatimi çekmiştir.Mujica’da onlardan birisi. Hayatını incelediğimde;

“En yoksul devlet başkanı olarak anılıyorum ama kendimi yoksul hissetmiyorum. Yoksul insanlar sadece pahalı bir hayat tarzına sahip olmayı sürdürmek adına çalışan insanlardır ve her zaman daha fazlasını, daha fazlasını isterler” diyor Mujica.
Sözlerini “Bu bir özgürlük meselesi. Çok fazla mülke sahip değilseniz kendinizi hayatınız boyunca köle gibi çalışmak zorunda hissetmezsiniz ve böylece kendiniz için çok daha fazla zamanınız olur. Garip bir yaşlı adam gibi görünebilirim ama bu özgür bir seçim” diye sürdürüyor.

hayata bakış açısına hayran kaldım. Kesinlikle takip edilmesi gereken bir kişi.Bir insan düşünün ki tüm imkanlara sahip olmasına rağmen para, mal mülk gibi şeylerin onun için hiç bir değeri yok. Tabiki bu olgunluğa erişebilmek için başına bir sürü olay gelmiş.14 yıl cezaevinde yaşamış mesela, hem de çok zor şartlar altında. 6 kez vurulmuş.

s-c9b7c91372180e84c56d6e7f877381e058ca98a5

Öyle son model makam aracı falan da yok. 1987 model mavi bir vosvosu var. Bir arap şeyhi kendisini arayarak 1 milyon dolara arabasını kendisine satmasını teklif ettiğinde ise teklifi kibarca geri çevirmiş.

Neden böyle yaptığı sorulduğunda ise üç bacaklı köpeği Manuela’yı veterinere götürmek için arabaya ihtiyacı olduğunu o yüzden satmadığını söylemiş.

s-e9bacd942f6d77376d4aef5bc5eb04d3133d1321

Yaşam tarzından dolayı halk Mujica’yı kendine yakın hissediyor ve samimi buluyor. Yaptığı bağışlar ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamış. Fakat esrar kullanımının yasal olmasını sağladığı için halktan büyük tepki toplamış durumda. 1 Mart 2015’de görev süresi dolacak olan Mujica’nın yasa gereği tekrar aday olma şansı yok. Zaten kendiside artık emekli olacağı günlerin bir an önce gelmesini istediğini söylüyor.

Uruguay; yaklaşık 4 milyon nüfusa sahip, yaşam kalitesi açısından dünyanın 19. ülkesi. Aynı zamanda Latin Amerika ülkeleri arasında en düşük suç ve cinayet oranına sahip ülke.Seçimlerden sonra devlet başkanı olarak kim seçilirse seçilsin, Mujica’nın yerini doldurması, halkın sempatisini aynı şekilde kazanması zor olacağa benziyor.