İşyerinde İletişim

PMI’a göre bir proje yöneticisi zamanının %90’ınını iletişim ile geçirmektedir. Bu konu PMP sınavına hazırlananların çok iyi bildiği bir bilgidir. Peki gerçek hayatta da böyle midir, ya da projelerimizi yönetirken buna dikkat ediyor muyuz?

Katıldığım çoğu seminerde mutlaka bu konuya değiniliyor, iletişimin sadece işte değil günlük hayatımızda da çok önemli olduğu vurgulanıyor. İşlerin sürdürülebilmesinde olmazsa olmazdır deniliyor.

Endüstri 4.0 dünyası adım adım yaklaşırken, insanların yerini yavaş yavaş robotlar alırken bile iletişim, insanoğlu var olduğu sürece en önemli konu olma hakkını devam ettiriyor.

Neden böyle?

Genelde iş yerleri küçük ekipler yada büyük tek bir ekipten oluşur. Biz ofis içerisinde birden fazla farklı ekiplerin olduğunu düşünelim. Bu ekiplerin başında da birer yönetici olsun. İşe alımlarda iş yetkinliği kadar, iş ortamına uyum ve sosyal özelliklere de dikkat edilir. Kimi firmalar bu konuya çok dikkat ederken kimi firmalarda ağırlığı iş yetkinliğine verir. Çekirdek ekiplere üyeler atanırken yapılacak işin konusuna, teknik özelliklere ya da tecrubeye bakılırken, bazı firmalarda ise bir araya gelen ekibin birbirini her anlamda tamamlayıcı olmasına en başta dikkat edilir. İlerleyen süreçte çalışanlara çeşitli anketler uygulanır, proje performansları izlenir, değerlendirilir ve ortaya çıkan uyumsuzluklar teknik yetersizlikse takviye eğitimlerle, kişisel anlaşmazlık ise, iletişim teknikleriyle giderilmeye çalışılır.

İçinde bulunduğumuz dönem itibariyle farklı kuşaklar artık aynı ekip içerisinde bulunabiliyor. Yaşça küçük ama iş yetkinliği yüksek olan kişiler ekip liderliği yapabiliyor. Birbiriyle tamamen zıt karakterli kişiler birlikte çalışmak durumunda kalabiliyor vb… Bu tür durumlarda ekip liderleri öncelikli olarak çalışanlarını çok iyi gözlemlemelidir. Elinden geldiğince onları tanımalı, ekip içerisindeki uyumlarını, iş yapış şekillerini, teknik yeterliliklerini, sorumluluklarını zamanında yerine getirme durumlarını mutlaka izlemelidir. Sonrasında (genelde bu proje bitişleri olur) ekibindekileri uygun kategoriye yerleştirmelidir.

Peki nedir bu kategoriler: (D.I.S.C Kişilik Envanteri)

taner-ozdes-disc-kisilik-envanteri.png

Dominant: Öncüdür.

Influence-Etkileyici: İletişimcidir, insan odaklıdır.

Compliance-Uyumlu: Hesapçıdır, kurallara bağlı olunmasını ister.

Steadyness-İstikrarlı: Planlıdır, uyumludur, düzen ister.

disc_type_chart1.gif

Bu kategorilerden hangisi ya da hangilerine dahil olduğunuz, size yöneltilen sorulara verdiğiniz cevaplara göre belirleniyor. Bu soruları internetde rahatlıkla bulabilirsiniz. örnek olması açısından bir kaç soruyu paylaşıyorum:

Soru 1:

A ifadesi: Değişimleri hemen gerçekleştiren misiniz?

B ifadesi: Değişimlere öncelikle temkinli mi yaklaşırsınız?

Soru 2:

A ifadesi: İnsanlara, ilişkilere ve duygulara değer veren misiniz?

B ifadesi: Gerçeklere, verilere ve sonuçlara değer veren misiniz?

Soru 3:

A ifadesi: Zamanın nasıl kullanıldığı konusunda esnek misiniz?

B ifadesi: Zamanın nasıl kullanıldığı konusunda disiplinli misiniz?

Kurumlara göre değişse bile yaklaşık bu tarz 20-30 adet soruya cevap verdikten sonra,

İnsan odaklı(A), İş odaklı(B), Direkt(A), İndirekt(B) olarak bu soruların kategorilerine göre verdiğiniz A ve B değerlerinin adetleri toplanarak koordinat sistemi üzerinde sizi uygun gruba yerleştirmektedirler. Sonrasında ise sizin iş hayatındaki karakteriniz ortaya çıktığı için hangi grup kişilerle çalışırsanız daha başarılı ve uyumlu olursunuz, hangi yönleriniz eksik ve geliştirilmesi gerekiyor gibi yorumlarla çalışanların motivasyonu ve verimi arttırılmaya çalışılmaktadır.

cpt-Colors-2.jpg

Gördüğünüz gibi proje yönetimi sadece projenin belirlenen süre içinde, kapsamda ve maliyette tamamlanmasını yönetmek değil, en az bu öğeler kadar iletişim ve ekip içi uyumun, birlikte çalışabilirliğin sağlanabilmesidir. Eğer ekip lideriyseniz mutlaka ilişki kurucu da olmalısınız, çok detaycı bir çalışanınız varsa, zaman sıkıntısı yaşamamak için onu gerektiğinde ileri taşımalısınız, mutlaka yönlendirici olmalı en önemlisi çalışanlarınızı gerekiyorsa yemeğe çıkarmalı, vakit geçirmeli onlarla dertleşmelisiniz bile. Tüm bunları yapamıyor olabilirsiniz ancak bu testler sonucu konumuzu bilirseniz eğer geliştirmeniz gereken yönlerinizi görmeli ve iyileştirmek için adım atmalısınız.

 

 

PMP Sertifikası

Uzunca bir aradan sonra Merhaba,

Hiç sevmediğim bir yıl olan 2015’e veda ederken, kapanışı kendi adıma iyi yaptığımı söylemek istiyorum.

Neden Mi?

Hepimizin hayattan beklentileri farklı farklı. Ama aynı olan tek şey beklentilerimizin olması.

Benim beklentilerimin arasında PMP olmak da vardı, ve ben bunu 16 Aralık tarihi itibariyle başarmış bulunmaktayım 🙂

Nedir PMP ya da PMP Olmak?

PMP- Project Management Professional yani Proje Yönetim Uzmanı.

Bilişim sektöründe çalışıyorsanız mutlaka duymuş olacağınız bir sertifika. Eğer değilseniz şöyle özetleyebilirim. İş dünyasında inşaat sektörü, bilgi teknoloji sektörü, ietişim sektörü ve daha pek çok sektörde işler projeler üzerinden yürümektedir. Bu projelerin başarılı bir şekilde tamamlanması ise hayati önem taşımaktadır.Konu olarak proje yönetimini baz alan ve dünya genelde bu alanla ilgili bir standart oluşturmak isteyen Project Management Institute (PMI), gerekli yeterliliğe sahip kişilere yapılan bir sınav ile tüm dünyada geçerliliği bulunan PMP sertifikasını vermektedir.

PMP sertifikası kişinin;

  • PMI tarafından standart olarak sunulmuş proje yönetim süreçlerine hakim olduğu,
  • Bu standarda uygun olarak çalışmalarını gerçekleştirdiğini,
  • Bu konuda yeterli deneyime sahip olduğunu,
  • PMI tarafından belirlenmiş etik ilkeleri kabul ettiğini gösteren bir belgedir.

Ancak bu sınava girebilmek için bazı kriterleri sağlamanız gerekmektedir.

  • Eğitim düzeyi olarak Yüksekokul veya Üniversite mezunu olmak
  • Yüksekokul mezunları için 7.500 saatlik,Üniversite mezunları için 4.500 saatlik proje yönetimi tecrubesine sahip olmak.
  • PMI tarafından onaylı eğitim veren bir kurumdan en az 35 saat proje yönetimi eğitimi almış olmak şeklindedir.

Eğer bu kriterleri sağlıyorsanız  PMI’ın websitesi üzerinden online başvuru yapmanız gerekiyor. Başvuru işlemi için sınava giriş ücreti olan 555 $ kredi kartı ile ödenmelidir. Sınavdan başarısız olma durumunda bir sene içerisinde toplam 3 kere sınava girme hakkı bulunmakta ve daha sonraki sınavlar için 405 $ alınmaktadır.Diğer bir seçenek ise 129 $ yıllık üyelik aidatı ve 10 $ başvuru ücreti olmak üzere toplamda 139 $ karşılığında PMI global üyeliğinin alınması; sonrasında ise 405 $ karşılığında PMP sınavına başvurulmasıdır. Bu seçenek 11$ daha hesaplı olmaktadır.

Online başvurunuz tamamlandıktan sonra PMI tarafından size 5 iş günü içerisinde onay ya da audit maili gelecektir.

Eğer audit sürecine dahil edilmişseniz bu durumda audit çeşidine göre beyan ettiğiniz bilgilerle ilgili evrakları posta ile göndermeniz gerekecektir. Posta gönderimi sonrasında yaklaşık 10 gün içinde audit sürecinden geçip geçmediğinizin bilgisi gelir. Eğer bu süreci de geçerseniz sınava girebilirsiniz.

Sınava girmek için size bir yıllık bir süre verilir. Bu süre içerisinde 3 defa sınava girme hakkınız bulunmaktadır. İlk seferde başarılı olamazsanız bu durumda ikinci ve/veya 3. sınavlara daha düşük ücretler ödeyerek girersiniz.

Sertifikayı bir kere alınca aslında herşey bitmiş olmuyor. Alınan sertifikanın 3 yıl geçerlilik süresi vardır. Bu süre sonunda sertifikayı yenilemek için “PDU” denilen puanların toplanması gerekmektedir. Toplamda 60 puan toplamanız gerekmektedir. Puanların toplanması için proje yönetimi ile ilgili;

  • Makale, kitap vb. çalışmalarda bulunmak,
  • Eğitimlere katılmak, eğitimci olmak,
  • Proje yönetim görevlerinde yer almak.

 

Özetlemek gerekirse, aslında PMP sınavına hazırlık zor bir süreç ama internet üzerinden bu konuda pek çok faydalı yazı, makale ve blog bulabilirsiniz.